Bana gerçek aşktan söz etmen gerekirse;
Şu anda arkandakilere el sallıyor olmalıydın
Hayali Nuh’un gemisinden
Veda değil!
Kavuşmaya giderken!
Gidebilir miydin ardına bile bakmadan!
Düşünür müydün geride bıraktığın sevdiklerini?
Onları da götürmek ister miydin?
Elinden tutup gelmiyorlarsa çare yok!
Artık ayrılık vakti

Zaten bir gün bırakıp gitmeyecek miydin?
Ya da sımsıkı tuttuğun ellerini
Onlar bırakmamış mıydı?
Senden ayrılmak için bahaneler üretmediler mi?
Gözyaşınla bırakmadılar mı seni?
Seni lafta sevenler hani?
İnsan severse affeder.
Vazgeçmez ne yapsan da senden
Kızsa da kopamaz, uzaklaşamaz
Yanında kalmak için çabalar.
Çaba yok! af yok!
Merhamet yoksa sevgi yoktur.
Gemiye kimseyi bindiremezsin zorla
Kaybettiklerinin değerini anlayacaklar elbet.
Zamanla!
Amma gemi yoktu artık limanda
Binen kurtuldu, erişti ebedi huzura
Geride kalanlar ise;
Keşkelerle hazin sonda, hüsranda...
Erdiğin huzura gölge düşürmesin kimseler
Sen doğru yoldasın
Bir doğru daha var, unutma!
Dünya YALAN!
Müslümanların ve vakıfların sessizce yürüttüğü toplumsal direniş
Bu yazı, takipçimiz "Yunus Emre KAHVECİ " tarafından kaleme alınmıştır.
Bu yazı, takipçimiz "Efsa Nur Hökerek " tarafından kaleme alınmıştır. Yazı, pervâne metaforuyla ışığa tutkuyla yönelmenin ve yanmayı göze almanın önemini anlatıyor. Filistin’deki d