Kadir Suresi ve Önemi!

Bu yazı, takipçimiz "Aziz Erol " tarafından kaleme alınmıştır.
16.03.2026
Kadir Suresi ve Önemi!

     Kadir suresi Kur’an-ı Kerim’in 97. suresidir. Beş ayetten müteşekkildir. Adını ilk ayette geçen “El-Kadr” kelimesinden almıştır. El-Kadr; Azametli, şerefli, değerli, kıymetli, yüce, takdir, ölçü vb. anlamlara gelir. Kadir suresinin Mekke’de mi yoksa Medine’de mi nazil olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. Ancak müfessirlerin çoğunluğuna göre bu sure Mekke’de ve Abese suresinden sonra nazil olmuştur. Kadir suresinin tek ve ana konusu vahiydir yani Kur’an’dır. 1- Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kur’an-ı Kerim indiği veya indirilmeye başladığı geceyi bir ömre bedel kılmıştır. Çünkü Allah bu ayetin devamında o geceye bin aydan daha hayırlı bir gece demiştir. Onun için eğer Kur’an’ın hükümleri bizim hayatımıza da hâkim olursa ve bizler de Kur’an’a hizmetkâr olursak o zaman bizim ömrümüze de Kur’an bereket katacak yani zamanımız bereketlenecek, hayatımız bereketlenecek, ömrümüz bereketlenecektir. “Biz bu kitabı indirdik” diyor Rabbimiz! Peki ne zaman indirdi? Cevabı yine Rabbimiz veriyor; “Kadir gecesinde”. Peki Kadir gecesi değerini nereden aldı! Kur’an-ı Kerim’den! O gece neden bu kadar değerli oldu! Kendisinde Kur’an inmeye başladığı için! Kur’an-ı Kerim kendisinde inmeye başladığı için bu ümmetinde en önemli gecesi Kadir gecesi oldu. Çünkü Kadir gecesinden sonra insanlık tarihi değişti! Bugün eğer bir dünya tarihi yazacak olsak, Kadir gecesini atlamak mümkün değildir. Onun için bu insanlık hayatında Kadir gecesinden daha büyük bir gece yoktur. Kadir gecesi insanoğlunun son kez ilahi vahiy ile buluştuğu aynı zamanda insanoğlunun son peygamberle buluşturulduğu gecenin adıdır. O yüzden Kadir gecesini piyango mantığı ile Ramazanın 27. gecesine sabitlemek, 26. geceye veya 28. geceye dikkat etmemek Kadir gecesini kavramamak demektir. Aynı şekilde eğer biz; Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilseydik ümmet olarak çok günaha dalardık! Çünkü sadece o geceye endekslenir, sabaha kadar ibadet edilir diğer geceleri ise es geçerdik. O yüzden iyi ki Kadir gecesi bizden gizlendi ve arayın dendi. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz Neden “Biz” der! “Ben” der! “O” der! 1- Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde “Ben” yerine “Biz” kelimesi kullanılmıştır. Bu, öncelikle Allah’ın şanının yüce olduğunu göstermek içindir. Ayrıca Rabbimiz kendisi ile ilgili konularda bazen; “Biz” demiştir, bazen; “Ben” demiştir, bazen de “O” demiştir. Yani Rabbimiz bazen; “Biz” diyor, bazen “Ben” diyor, bazen de “O” diyor. Yine “Biz” veya “Ben” veya “O” ifadeleri Allah’ın bir insan gibi, bir beşer gibi, bir nesne gibi düşünülmemesi gerektiğini de öğreten bir kullanımdır. 2- Rabbimiz kendi yüceliğine, kendi erişilmezliğine, kendi kudretine/kuvvetine gönderme yapmak için; “Biz” diyor olabilir. Biz demesi insanların sürekli; “Ben” dememelerini onlara öğretmek, biz demelerini onlara belletmek için de olabilir. Böylece “Ben” merkezli değil, “Biz” merkezli bir düşünceyi öne çıkaran yani istişareyi öne çıkartan bir ifade olarak da görülebilir. “Biz” demek aynı zamanda bir tevazuyu ve alçak gönüllülük anlamını da insanların zihnine verir. 3- Allah’ın “Biz” dediği yani “Biz” zamirini kullandığı yerler kâinatın idaresini ele aldığı konulardır. Mesela Rabbimiz; “Biz indirdik” diyor, “Biz koruyacağız” diyor, “Biz gönderdik” diyor, “Biz yağdırdık” diyor, “Biz yarattık” diyor”, “Biz öldürdük” diyor, “Biz dirilteceğiz” diyor yani Kur’an-ı Kerim’de kâinat sisteminin işleyişi ile ilgili fiillerde hep “Biz” ifadesi kullanılıyor. Daha doğrusu melek sisteminin kullanıldığı ve devreye girdiği yerlerde “Ben” yerine “Biz” deniliyor! 1- Kur’an’ın indirilmesi melek aracılığı ile olmuştur! Cebrail aleyhisselam’ın Kur’an’ı pey der pey getirmesi getirmesi gibi. Cebrail’in görevi Allah ile peygamberleri arasında elçiliktir. 2- Öldürmek/Can almak melek aracılığı ile oluyor! Azrail aleyhisselam ve tebasının günü geldiğinde bunu uygulaması gibi. Ölüm meleğinin yani Azrail’in canını ise Allah alacaktır. 3- Kıyametin başlangıcı melek aracılığı ile olacaktır! İsrafil aleyhisselam’ın kıyamet günü sur denilen alete iki defa üflemesi gibi. İlkinde kıyamet kopacak, ikincisinde diriliş olacaktır. 1 Bunlar hep melek aracılığının söz konusu olduğu yerlerdir. Bu tarz işleri Allah birileri ile yani melekleri ile yapıyor dolayısıyla hepsine birden “Biz” ifadesini kullanıyor olabilir. Ancak yukarıdan aşağıya olan işlerde hep biz ifadesi kullanılıyor da, aşağıdan yukarıya ise biz ifadesi kullanılmıyor. Mesela; Kur’an-ı Kerim’in hiçbir yerinde; “Bize ibadet edin” denilmiyor. “Bana ibadet edin” deniliyor. İdarede; “Biz ifadesi varsa da, kullukta yoktur”. İbadette ve kullukta Allah asla“Biz” ifadelerini kullanmıyor yani “Bize kulluk yapın” denmiyor, “Bana kulluk yapın” deniyor. 2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Öncelikle Kadir gecesinin ismini Allah koymuştur! Kadir suresi kısa bir sure olmasına rağmen içinde tam üç kez “leyletül kadr” deniyor. Ayrıca bu ayette “Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin” deniyor! Normalde bu ifadeyi birisi bizim için kullansa zorumuza gider ama Allah, Rasulüne derse O’nun zoruna gitmez. Ayrıca Allah’ın bir geceye isim koyması ve onu bin aydan daha değerli kılması ve bunu Kur’an’ın da açıkça söylemesi hepimizin ciddi ciddi üzerinde durması gereken bir meseledir. 3- Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır! Bu ayette Rabbimiz iki tane kavram kullandı. Bunlardan biri; “Hayr” kavramı, diğeri ise; “Bin ay” kavramıdır! Kadir gecesi için Rabbimiz; “Bin aydan daha hayırlı bir gecedir” diyor ve zımnen Kadir gecesinde yapılan ibadetler kendisinde Kadir gecesi olmayan bin aydan daha hayırlıdır deniyor. Ancak bin aydan hayırlıdır demek, iki bin aydan daha hayırlı değildir anlamına gelmez. Yine Kur’an’da bazı sayısal değerler vardır. Mesela; 1- Kur’an’da 7 (seb) rakamı vardır; Mesela; Göklerin yedi kat olarak yaratılması gibi; “O yedi göğü tabaka tabaka yaratandır…” (Bakara, 29, Mülk 3) Yine cehennem kapılarının yedi olması gibi; “Cehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için birer grup ayrılmıştır.” (Hicr, 44) 2- Kur’an’da 40 (erbain) rakamı vardır; Kur’an-ı Kerim’de kırk rakamı dört yerde geçmektedir. Üçü Hz. Musa ve kavmiyle alâkalı, diğeri insanın bu yaşta kemale ermiş olmasıyla ilgilidir. “Hani Musa ile kırk gece için sözleşmiştik…” (Bakara, 51) “Musa ile otuz gece için sözleştik ve buna on gece daha ekledik, böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı…” (A’raf, 142) “Allah buyurdu ki; O halde orası onlara kırk yıl yasaklanmıştır, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar…” (Maide, 26) Kırk yaşın kemal yaşı olması ile ilgili; “Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. (Ahkâf, 15) Hadislerde de kırk rakamı geçmektedir hatta 18’den fazla hadis-i şerif’te kullanıldığı ilgililerce tesbit edilmiştir. Kırk rakamının ayet ve hadislerde bu şekilde anılması, bu konu hakkında bazı eserlerin de ortaya çıkmasına yol açmıştır. Mesela; 40 hadis ezberlemek gibi! 3- Kur’an’da 70 (seb’in) rakamı vardır; “Musa tayin ettiğimiz vakitte kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Musa dedi ki: “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helâk ederdin. İçimizden birtakım beyinsizlerin işlediği (günah) yüzünden hepimizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir…” (A’raf, 155) 4- Kur’an’da 100 rakamı, 200 rakamı, 300 rakamı vardır; Kur’an-ı Kerim’de yüz rakamı yedi kez, iki yüz rakamı iki kez, üç yüz rakamı ise bir kez geçmektedir. “Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelirler. Eğer sizden yüz kişi olursa, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir topluluktur. (Enfal, 65) Yine; “Onlar mağaralarında üç yüzyıl ve buna ilaveten dokuz yıl kalmışlardır. (Kehf, 25) “Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? Allah burayı ölümünden sonra acaba nasıl diriltecek?” dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti, “Ne kadar kaldın?” dedi, “Bir gün veya bir günden az kaldım” dedi, “Hayır yüz yıl kaldın, yiyeceğine içeceğine bak, bozulmamış; Eşeğine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kılacağız, kemiklere bak, onları nasıl birleştirip, sonra onlara et giydiriyoruz” dedi; Bu ona apaçık belli olunca, “Artık Allah’ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum” dedi. (Bakara, 259) 2 Zina eden kadın ve erkeğe yüzer değnek vurulması; “Zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın. Onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun. (Nur, 2) 5- Kur’an’da 1’000 rakamı vardır; “Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul buyurdu. (Enfal, 9) “Yemin olsun ki, sen onları yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun. Putperestlerden her biri bin yıl yaşamak ister. Oysa yaşatılması onu azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür. (Bakara, 96) “Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.” 6- Kur’an’da 50’000 rakamı da vardır; Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar. (Meraic, 4) 4- O gecede melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her türlü iş için yeryüzüne iner de iner! Meleklerin temel görevleri sürekli ibadet etmek, kâinattaki doğa olaylarını yönetmek, vahiy getirmek ve insanların amellerini kaydetmektir. Bu ayet-i kerimede Rabbimiz meleklerden bahsetmesine rağmen sayısını bildirmedi bize! Çünkü Kadir gecesinde Cebrail aleyhisselam’ın önderliğinde ve Rablerinin izni ile yeryüzüne inecek meleklerin sayısını ancak Allah bilir. 5- O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir! Bu ifade gecenin bir kısmı için değil, akşam ezanı ile birlikte fecrin doğuşuna kadar yani güneşin doğmasına kadar devam ediyor. Bu esenlik, bu vaziyet, bu hal, bu müjde, bu güzellik, bu hayır ve bu bereket durumu sabaha kadar devam ediyor diyor Rabbimiz. Onun içinde Kadir gecesi uyanık geçirilmesi gereken bir gecedir.


Son Eklenenler

Kadir Suresi ve Önemi!

Bu yazı, takipçimiz "Aziz Erol " tarafından kaleme alınmıştır.

  • 16.03.2026

Türkiye’nin Görünmeyen Mücadelesi: Asabiye

Müslümanların ve vakıfların sessizce yürüttüğü toplumsal direniş

  • 16.01.2026

Hangi Orta Çağ? Avrupa ve İslam Dünyasında Aydınla

Bu yazı, takipçimiz "Yunus Emre KAHVECİ " tarafından kaleme alınmıştır.

  • 17.10.2025